
Bir Blogun, Bir Kadının ve Zor Bela Çalışan Bir Sinir Sisteminin Başlangıcı
Yazan: Yelena (Gerçek adım mı? Lütfen, bağlanma sorunlarım var)
İlkler her zaman hatırlanır. İlk öpücük (biraz ıslak), ilk ayrılık (tuvalet kabininde çirkin bir ağlama), ya da kahvenin aslında bir içecekten çok duygusal destek sistemi olduğunu fark ettiğin ilk sabah. Bu blog? İşte onlardan biri. Zarif değil. Ölçülü hiç değil. Daha çok eski sevgilinin düğününe kırmızı lateksle girmek gibi dramatik, gereksiz, ikonik.
Ben Yelena’yım. Hukuken değil. Ruhen. Yani… spiritüel olarak. İnsanların rahat etmesi için kendimi küçültmekten bıktığım anlarda devreye giren versiyonum. Bir eliyle yazı yazarken diğer eliyle cips yiyen alter egom. Yani yıllardır “fazla” olduğum için kısmam istenen her parçanın spot ışığına çıkmış hali.
Bu bir terapi değil. Dürüst olalım, üç terapisti ghostladım ve bir baristayla travma bağı kurdum. Ama burada, yulaf sütlü latte’den daha iyi gelen bir dürüstlük bulabilirsin. Bu bir aşk hikâyesi de değil tabii bir erkeğe sadece noktalı virgülü doğru kullandığı için âşık olmamı saymazsak.
Adını “İlk Kezler” koyduk çünkü ilk defa “İYİYİM”i küçük harflerle yazıyor gibi yapmıyorum. Sinir krizini sanat projesine çeviren, panik ataklarını Spotify listesi yapan kadınlar için burası. Artık sansür yok. Ana karakter de biziz, soundtrack de, silinmiş sahneler de, hata kayıtları da. Komple biz.
Neler mi bulacaksın burada?
İlişkiler. “02:03’te görüldü” sendromu, kırıntı bırakmalar, “Ok” yazarak güç gösterisi yaptığını sanan erkekler… Duygusal olgunluk talep etmenin neden hâlâ kurban ritüeli gibi algılandığını çözüp, sonra neden yine romantize ettiğimi sorguluyoruz.
Kadın Olma Halleri. Bir an saçını mum ışığında tarayan o kızsın, bir sonraki an indirim sepetinden aldın diye iade edemediğin elbise içinde yerde ağlıyorsun. Yani yelpazenin tamamına hoş geldin.
Cinsellik. Sadece sabah erken dişçi randevum var diye orgazm olmuş taklidi yaptığım anlar arasında bir tango. Zevk, seçim ve hayatımın en kötü seksinden sonra “teşekkür ederim” dememi konuşacağız, evet, duygusal kibarlığım bu kadar ileri.
Ve Ben. Ama çiğ haliyle. “Cilt bakım rutinim” gibi değil, “Neden sabah 3’te Lana Del Rey dinleyerek dolap düzenliyorum?” kafasında. Duygusal destek su şişem terk edilme travması yaşaması. Sevgi dilim ise: aşırı açıklama yapıp vedasız gitmek. Ben tam bir türbülansım.
Yelena oldum çünkü “çok fazlasın”la “yetersizsin” arasında gidip gelirken tek eksik şeyin izin olduğunu fark ettim yüksek sesli olmaya, hata yapmaya, şahane bir şekilde tamamlanmamaya.
Bu blog benim izin kâğıdım.
Sadece bir blog değil bu. Hem seksi hem de ruhsal olarak darmaduman olduğunu fark ettiğin an. Onun numarasını silip Google Maps’teki favori kahvecisini engellediğin an. Artık “zor kadın” değil, sadece sulanmayan hâlini kabul ettiğin an.
Ve evet… bu sadece bir başlangıç. Ama uyarayım: ben bir kere içimi dökmeye başladım mı, olay kişisel, şiirsel ve biraz da aykırı bir hâl alır.
—
Yelena’dan Not:
Eğer bu yazı seni güldürdüyse, iç çektirdiyse ya da “ben niye böyleyim?” diye Google’a götürdüyse hoş geldin. Bu bizim kaotik mabedimiz. Mesajlara dönmeyi unuturuz ama 2012’de edilen pasif-agresif yorumu hâlâ hatırlarız. Kendini iyileştirme sürecimizi romantize eder, bazen sadece eğlencesine çökeriz. Burada güvendesin. Sadece meditasyon isteme, lütfen.
—
Soru:
Kendin gibi olduğun ilk an ne zamandı?
Ve ondan bu kadar uzun süre uzak kaldığın için özür diledin mi?